Corona Virüs İzolasyonu 2. Gün

Corona virüs izolasyonunda ikinci günüme girdim. Gece yatmadan önce sağlık bakanının açıklamalarını son enerjim ile dinlemiştim. Dün ilk defa Türkiye’den bir kişinin salgından öldüğünü öğrendim. Vaka sayısı ise 97 olarak açıklandı.

Bu sabah 7.30 gibi uyanıp yataktan kalkıyorum. İlk işim camdan dışarı bakmak oluyor. Evin soğuk olmasının sebebini pencereyi açınca fark ediyorum. Yavaş esen buz gibi rüzgar yüzüme çarpıyor. Sokakta kimse var mı diye kontrol ediyorum. Sadece bir kişi caddenin yukarısına doğru yürüyor. Hafta içi her sabah 6.20 gibi dışarıya çıkan biri olarak sokakta en az 7-8 kişi beraber yürüyor oluyoruz. Bu saatte sadece bir kişinin olması yaşananların ne kadar anormal olduğunu gösteriyor.

Evde kalmayı fırsat bilip yaptığım alışverişin nevalelerini masaya tek tek koyuyorum. Tereyağının oda sıcaklığına hızlıca kavuşmasını bekleyerek kalan malzemeleri almaya mutfağa geri gidiyorum. Çeşmenin soğuk tarafını çevirerek çay makinesinin alt tarafını dolduruyorum. Demlik kısmına ise 7 kaşık çay koyup suyu kaynamaya bırakıyorum. Çayı kahvaltıda içmeyi planlamıyorum çünkü hazır olana kadar onu beklemeyi istemiyorum.

Masamdaki eksikleri de tamamladıktan sonra kafamı dağıtacak bir şeyler açıp izlemeye koyuluyorum. Kahvaltımın çok uzun sürmesini istemiyorum. 8.00’da bilgisayarın başında olmayı arzu ediyorum.

Evden çalışmanın ilk günü oldukça yoğun geçmişti. Evde iki kişi kalıyoruz. Diğer arkadaşım hukuk bürosunda çalışıyor. Daha iki gün önce onun için evden çalışmanın imkansız olduğunu konuşmuştuk ki salgının boyutu onları da evden çalışmaya itti.

Bugünün düne göre daha rahat geçmesini ümit ediyorum. Yapmam gerekenleri önceden kırmızı kaplı defterime not almıştım. Bilgisayarımı açıp mavi mail simgesine tıklıyorum. İlk işim takvimimi kontrol etmek oluyor. Tahmin ettiğim gibi ikisi önemli üç toplantım olacak. Hazırlıklarını daha önceden yapmış olmak beni rahatlatıyor. Yapmam gereken tek şey sunumların üzerinden bir kez daha geçmek.

Mail kutumda günlük gelen birkaç mail var. Bir bir açıp kapatıyorum. Okundu olmalarını istiyorum. Bu şekilde zaman geçirdikten sonra mutfağa geri dönüp çay makinesinin altını bir kez daha çalıştırıyorum (Bir süredir suyun sürekli sıcak kalmasını sağlayan özelliği çalışmıyor). Suyun ısınmasını beklerken bardağımı hazırlıyorum. Çok uzun sürmüyor. Sıcak suyla içi sarı renkte olan kupamı çalkalayıp suyu döküyorum. Çayımı doldurup bilgisayarımın başına geçiyorum. Çalışmaya başlıyorum.

İkinci günümde henüz kendimi evden çok sıkılmış hissetmiyorum. Üniversiteyi ve işi aynı anda götüren biri olarak yolda vakit geçirmemek beni mutlu ediyor. Keşke evde kalmamızın sebebi daha güzel bir şey olabilseydi diye söylemeden edemiyorum yine de.

İkinci günümde çok miktarda çay ve kahve tüketiyorum. Boşluk bulduğumda bir şeyler atıştırmaya başlıyorum. Evden dışarıya çıkmamanın bana en büyük kötülüğü hareketsizlik olsa gerek. Bu yüzden düzenli olarak ayağa kalkıp dolaşmayı ihmal etmiyorum. Saatte en az bir kez kalkıp evin içinde yürüyorum ve kollarımı yukarıya kaldırıp esneme hareketleri yapıyorum.

Evden çalıştığım bu iki günde verimliliğimin arttığını düşünüyorum. Yoldan tasarruf ederek 3 saatten fazla bir zamanı başka şeyler için kullanabiliyorum.

İşlerimle ilgili sorularıma cevap ararken insanlarla daha kolay iletişime geçebiliyorum. Fiziksel olarak onları görmediğim için acaba yoğun mudur, meşgul müdür, bana vakit ayırabilir mi gibi sorulara kendim cevap arama gereği duymuyorum. Kolaylıkla iletişime geçip cevabımı almayı bekliyorum. Yaptığım online görüşmelerde karşımdakilerle zamanlarının nasıl geçtiği üzerine sohbet etmeden toplantı konusuna geçmemeye çalışıyorum. Bu bana ve eminim karşımdakine iyi geliyor.

Toplantılarımız için MS Teams kullanmayı tercih ediyoruz. Bu işlerimizi çok kolaylaştırıyor. Skype Business kullananlar bilir. Fotoğraf, video gibi dosyalar paylaşmak zorludur. Attığınız mesaj karşınızdaki bilgisayar başında değilse ona mail yoluyla ulaşır. Bu da sizin amacınızın çoğu zaman dışındadır. Skype işlerinizi hızlandırmak yerine yavaşlatır. MS Teams ile çalışma grupları oluşturabilir. Sesli ve görüntülü görüşmeler yapabilirsiniz. Dosyalarınızı kolaylıkla paylaşabilirsiniz. Yatay hiyerarşi izleyen organizasyonlar için ilaç gibi olacağını düşündüğüm bir uygulama. İddialara göre dün yoğunluktan dolayı bazı problemler yaşanmış ancak ben böyle bir şeyle karşılaşmadığımı kolaylıkla söyleyebilirim.

Bu konudaki ilk yazım olduğu için biraz daha uzun tuttum. Bir süre bu şekilde günlük olarak bir şeyler yazıp paylaşmayı planlıyorum. Umarım evden çalışma işini böyle sosyal becerilerimi de geliştirmek için avantaja çevirebilirim.

Bu akşam çöp atmak için evden dışarı çıkacağım. Ne yazık ki T-Rex kostümüm yok. Bu yüzden geç bir saatte çıkmayı tercih edeceğim.

Yarın görüşmek üzere,
Burhan

Üçüncü gün için hazırladığım yazıyı okumak için buraya tıklayın.

Virüs stresinden uzaklaşıp film izlemek isterseniz önceden paylaştığım 4 film önerisi yazımı inceleyebilirsiniz. Buraya tıklamanız yeterli.

Ben film değil TED konuşması izlemek istiyorum diyorsanız buraya tıklayın.

Kendinize daha profesyonel bir e-posta adresi edinmek isterseniz de buraya tıklayın.


“Corona Virüs İzolasyonu 2. Gün” için bir cevap

  1. Corona Virüs İzolasyonu 3. Gün – Burhan Özyılmaz Avatar

    […] okuduğunuz için teşekkür ederim. Eğer bir önceki gün yazdığım yazıyı okumak isterseniz buraya […]

    Beğen

Yorum bırakın